Anasayfa / Fotoğraf / Kayıp Çocuklar Raporu

Kayıp Çocuklar Raporu

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın '2007 Kayıp Çocuklar Raporu' 6 aylık bir çalışma sonucunda hazırlandı. Raporda, 0-18 yaş arası çocukların dünya nüfusunun yarısın oluşturduğuna değinilirken, bunların önemli bir kısmının şiddete maruz kaldığı ve evden kaçmalarının yanı sıra kaçırılma tehlikesinde olduğuna dikkat çekildi. Rapora göre, Türkiye'de 2007 yılında kamu birimlerine 7 bin 183 kayıp çocuk bildirimi gelirken, yapılan çalışmalarla bunlardan 6 bin 350'si bulundu ve 2007 yılı sonu itibariyle hala 833 kayıp çocuk bulunuyor. Raporda, kayıp çocukların çocukların ve organize suç örgütlerinin ikna ederek kaçırdığı 'kayıt dışı' çocukların, daha sonra sorun olarak ortaya çıkabileceğine işaret edildi.
 
 
Rapora göre en fazla kayıp çocuk bildirimi bin 6 kayıp başvurusu ile Ankara'da oldu. Ankara'yı 642 kayıp çocuk ile İzmir, 439 kayıp çocuk ile Bursa izledi. Ankara'da 30, İzmir'de 15, Bursa'da ise 42 çocuk hala bulunamadı. Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul'da kaybolan çocuklar sırra kadem basıyor. İstanbul'da toplam kaç çocuğun kaybolduğu ve bununla ilgili kaç şikayet geldiği bilinmezken, 253 çocuğun kayıp olduğu açıklandı. Rapora göre Sinop ve Tunceli'de ise hiç kayıp çocuk bildirimi yapılmadı.
 
Rapora göre aranan çocuk sayısı itibariyle İstanbul 253 çocuk ile birinci, Balıkesir 47 çocuk ile ikinci, Bursa 42 çocuk ile üçüncü, Ankara ise 30 çocuk ile dördüncü sırada.
 
Mafya filmleri, çocukları evden kaçırıyor
 
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın Raporu'na göre çocukların kaybolma nedenleri arasında magazin programları ve mafya film ve dizilerinin de etkisi var. Raporda bu durum şöyle açıklanıyor:
 
"Aile içinde izlenen TV programları (magazin, bazı diziler, polisiye, mafya filmleri) yoğun şekilde takip edildiğinde çocukların bu konulara özenti duymaları neticesi evlerinden kaçmaları. Olumsuz TV programları evde özellikle çocukların yanında izlenmemelidir.
 
 
Günümüzde bilgiye ulaşmamızı kolaylaştıracak en önemli araçlardan biri olan internet'in bilinçsiz kullanımı çocuğun evden kaçma sebepleri arasında sayılmaktadır. İnternetin bilinçsiz kullanımının, özellikle çocuk ve gençler üzerinde zararlı etkilerinin olduğu ve fiziksel, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Cinayet veya terör suçlarını işleyenlerin bu işi yapmalarındaki temel etken, bu çocukların, ailelerine veya topluma -genelde- başkaldıran kişiler olmasıdır. Bu tür kişilerin -genelde- yoksul ailelerden çıkması tesadüf değildir. Katı baba otoritesi altında, tüm kapıların kendisine kapalı olduğunu gören bir çocuk, kendisini kanıtlamak için suç örgütlerine, terör gruplarına girebilmekte, burada yeni bir statü kazanmakta, bir dava uğruna karıştığı bu eylemlerden suçluluk hissi duymamaktadır. Aslında suç işleyen çocuk yoktur, suça itilen çocuk vardır. Gördüğü sevgisizlik, katı tutum, toplumdan dışlanma, okulda itilme gibi nedenler çocuğu kaçmaya ve toplumdan öç almaya itebilir."
 
Ergenlik dönemine dikkat!
 
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın Raporu'nda, ergenlik problemlerinin de çocuğu sokağa iten bir başka neden olduğu vurgulanarak, bu dönemde yaşanan hızlı fiziksel, duygusal ve bilişsel gelişimler sonucunda çocukların aile, çevre ve arkadaş gruplarıyla uyumsuzluklarının görüldüğüne dikkat çekiliyor. Raporda konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer veriliyor: "Aile içindeki kuşak çatışmaları, kardeş kıskançlıkları, eksik ve yanlış cinsel bilgilendirmeler, kötü arkadaş etkisi, ailelerin çocuklarının arkadaş gruplarını iyi analiz edememesi ve karne korkusu-derslerde başarısızlık da önemli bir etken sayılabilir."

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!